Free Your Mind.
03 Ocak 2012 by Can Diker

Yüksek Umutlar

Uzun zaman oldu buraya bir şeyler yazmayalı. Son 4 ayım genel olarak iyi geçti denilebilir. Belki de uzun süredir aradığım ve ancak yeni bulabildiğim huzura eriştiğimdendir. Geçen yılların üzüntüleri, acıları, kederleri bir şekilde bu dört ayda temizlendi, bunu hissedebiliyorum. Artık geçmiş ile alıp veremediğim herhangi bir olay kalmadı, bunu da biliyorum. Bunun hafifliğini yadırgadığım doğrudur, alışmışım kendi kendime eziyet etmeye bunca zamandır. Şubat ayındaki yeterlilik sınavımdan sonra, artık tamamen önüme bakacağım günler gelecek. O günden sonra da yarım bıraktığım, eksik kalan işlerimi toparlayıp bir zamanlar olduğu gibi projelerime devam edeceğimi umuyorum. Boğuluyordum, yüzeye çıktım ve doyasıya nefes alabiliyorum artık, yakında ise yükseleceğim.

  •   •   •   •   •
15 Eylül 2011 by Can Diker

Yeni Başlangıçlar

Sıkıcı ama dinlendirici olarak umduğum yaz tatilinin son kısmı ve doğumgünüm, tahmin ettiğimden daha renkli ve güzel geçti ve ayrıca dinlendim. 2011′in geri kalan kısmı için para hariç hemen hemen her konuda düzenimi oturtmuş durumdayım ve hayatımda yeni güzel detaylar bulunuyor artık. Bu durumlar da beni mesleğimi, bir amaç edinme hissiyatımı tekrardan tetikledi. Sanırım bazı durumlara küsmekten vazgeçip kendi işimi, mesleğimi tekrar benimsemem gerekiyor. Önümüzdeki yaza kadarki süreyi akıllıca kullanabilirsem maddi manevi vicdani yönlerden kendimi rahat hissedeceğim kesin. Dikkatimi çeken bir durum artık güzel bir şey olacaksa, başka güzel bir şeyin bitmesi gerekmiyor önceki dönemlerimde olduğu gibi. Bu da hayatımı istediğim yönde oturtmaya başladığıma bir işaret diye düşünmekteyim. Uzun yıllardır bazı şeyler için sabrediyorum, biraz daha sabretmekten pek sorun çıkmaz. Alt tarafı 3-4 yıl. Öncelikli olarak tabii ki doktora derslerimi bitirmem lazım, bakalım her şey yolunda gidecek mi?

  •   •   •   •   •
11 Temmuz 2011 by Can Diker

Nihayet tatil

Üretimsizlik, üzücü günler, saçma hatalar ve can sıkıntısı. Şu bir haftada en güzel iki şey Bon Jovi konseri ve One Love 10 idi. Sanırım yorgunluk had safhada, ancak bir süre dinlenme imkanım var. Bütün bir kış boyunca beklediğim yaz tatili nihayet geldi, beraberinde çok yeni, genellikle sıkıntılı ve kafa karışıklığı yaratan durumları da beraberinde getirdi. Biraz kafayı boşaltmak lazım, sonrasında ise ciddi bir karar vermem gerekecek bazı konularda. En azından sorunun ne olduğunu biliyorum ve çözüme yöneliğim. Biraz zaman alacak ama 2011 bitmeden çoğu şeyi oturtacağım hayatımda diye umuyorum, bakalım…

  •   •   •   •   •
11 Haziran 2011 by Can Diker

Şimdi ve Sonra

Erken konuşmuşum, harika geçen bir ayın hemen ardından en zor ay geliverdi. Daha yeni tüm zorlukları, insanlarla uğraşmayı atlatmış bulunuyorum. Bu esnada da çeşitli teklifler, parasızlık, çeşitli kafa karışıklıkları ve mutsuzluklar da oldukça yoğundu. Olay şu: hayatın hiçbir anında insan kararsız kalmamalı. Kararsızlık sadece işleri daha kötü yola sokuyor. Ayrıca, haziran ayının gelmesiyle beraber, çok zor geçeceğini düşündüğüm kış sezonu da sona ermiş bulunuyor; zor geçtiği kesin gerçekten. Şimdi, önüm yaz tatili ve onca kafa karışıklığından sonra, yapılması gereken orta ve uzun vadede çeşitli yeni planlara sahibim. Yeni eve taşınmamla beraber, bunları bir sıraya koyup, bir sene içerisine yaymak gibi bir planım var ve erteleme gibi bir lüksüm yok artık herhangi önemli bir işi. Ertelersem, hayatımın geri kalanının kafa karışıklığı yaşadığım son bir ay gibi geçeceğini biliyorum, ciddi bir durum olduğunun da farkındayım. Halen vaktim varken, cebeden yemek yerine yine kendime yatırım yapmaya başlayacağım. Tek bir durum kaldı anlayıp çözmem gereken, umarım kimsenin kalbini kırmadan bunu da başarabilirim herkesin mutlu olacağı bir şekilde. Önümüzdeki haftadan itibaren birçok şey yeniden şekillenecek, kararlıyım ve yapmam gereken kesinlikle bu. Artık çocukluktaki gibi sorumsuz olamam, en başta da kendime karşı.

  •   •   •   •   •
24 Nisan 2011 by Can Diker

Her şey yolunda

Açıkçası bu kadar kısa süre içerisinde bu tarz bir başlık atacağımı hiç düşünmezdim. Niyeyse iyi günlerin daha uzakta olduğunu düşünüyordum. Ama şu anda her şey yolunda, sadece halletmem gereken ödevler ve dersler gibi ufak pürüzler kaldı. Yaz tatiline de böylelikle sorunsuz bir biçimde girmem sözkonusu olacak, yine de hayat bir oyun ve bu oyunda bir sonraki seviye şu ankinden daha zorlayıcı değildir diye düşünüyorum. Ev olayını tekrar gündeme almam gerekecek, bu sefer daha dikkatli ve bilinçli bir seçimle tabii ki. Yine de, detaylara çok takılmamak lazım. Her şey yolunda olduğu için çok mutluyum :)

  •   •   •   •   •
16 Nisan 2011 by Can Diker

İtalya sonrası…

İnanılmaz. Herhalde en çok keyif aldığım yurtdışı tatili olmuştur, tüm kış boyunca attığım kahkahanın tamamını attım diyebilirim. Her ne kadar yapılması gereken birçok iş varsa da, arada binlerce kilometrelik fark sayesinde gamsız kedersiz bir şekilde umarsızca gezip tozduk. Venedik ve ardından Milano’da gezip, yiyip, eğlenmenin ardından da dün istemeye istemeye geri döndük. 2 gündür ise daydreaming yapıyorum, kendi kendime bolca gülüyorum. ayrıca, unuttuğum bu mutluluk dolu hisleri tekrar hissetmeme yol açan bu tatili 2011′in en iyilerine şimdiden yerleştirdim bile. bakalım, darısı 2011′in geri kalanına.

  •   •   •   •   •
06 Nisan 2011 by Can Diker

İtalya öncesi rutin hayat

Şu 2 ay nasıl geçti anlamadım. Kapalı ve yağışlı havalar, birbiriyle aynı sıkıcılıktaki günler, yapılması gereken fakat bir türlü bitemeyen işler… Derslerin de ayrı belirsizlikle geçmesi de cabası. Cumartesi günü İtalya yolculuğumuz var; üniversite için çeşitli tanıtım materyali çekmek ve disiplinlerarası projeye katkıda bulunmak temel amaçlarım, fakat işin gezi kısmı da haliyle ağır basıyor. Sanırım benim için düz gri bir tonda giden hayat biraz olsun daha renklenecek. Döndükten sonra ise zaten derslerin bitmesine 4 hafta kaldığından dolayı, sunum/ödev hazırlama ve rutin işlerle geçecek gibi görünüyor. Dolayısıyla bu bölüme biraz moralli girmek iyi olacak. Umarım İtalya seyahati güzel geçer, tek isteğim yapmam gereken resmi işleri bitirdikten sonra kafa dağıtmak, sakin bir şekilde huzur depolamak. Tüm bunların sonrasında ise, yaz tatili gözüküyor :)

  •   •   •   •   •
12 Şubat 2011 by Can Diker

Pause

Anladım ki şeytan azapta gerekmiş, derslerden ne kadar sızlansam da boş durmak benim için pek iyi değilmiş. 15 tatili iyi değerlendiremediğimi düşünüyorum, fakat yine de dinlenmiş olmak iyi bir şey, moralim yüksek sayılır. Ancak boşluktan doğan can sıkıntısı tarifsiz bir şey. Haftaya tekrar dersler başlıyor, bu dönem çok daha yoğun olacağım, bu da pek etrafta olmayacağım anlamına geliyor. Hazirana kadar işte ve (özellikle) okulda yoğun bir tempo, ardından ise güzel bir tatil ümit etmek… Belki arada kendime ait projeler geliştirebilirim. Yine de tek isteğim kafamı derslere gömüp hakkımla ve öğrenerek bu dönemi de atlatmak, geçen dönemkinden daha da fazla bir şekilde bilgi sahibi olmak. Çalışkan öğrenci psikolojisi böyle bir şey işte :) Ha bir de, artık havalar ufaktan ısınsın.

  •   •   •   •   •
18 Ocak 2011 by Can Diker

Biraz durakla ve sonra kendi yolundan devam et

Hayatımın mental olarak en zor dönemini atlatmış bulunuyorum geçen hafta itibariyle, daha öncekiler hiçbir şeymiş meğer. Kendimi en zor koşullarda 3-4 yere ve işe yetişirken, fiziksel yorgunluğun da etkisiyle kendimden geçmiştim. Bu süreç devam edecek en azından, ama artık hem alışmış bulunmaktayım, hem artık benim istediğim yönde gidecek, hem de şu an tam bir aylık bir boşluğum var dinlenmek için. Nihayet sinema konularına geri dönebileceğim 1-2 ay içerisinde. Akademik olarak da birkaç eksikliğimin üzerinden gidip onları kapatmayı planlıyorum. Süreç işte, tadını çıkarmak lazım. Tabii bu esnada başka olayları ve düşünceleri de ölçüp biçmek için en ideal süre. Örneğin, farkında olmasına rağmen yapılan tüm iyiliklere, jestlere karşılık vermeyen insanlara karşı daha fazla fedakarlıkta bulunmamak gerektiğini, bunun kendime saygısızlık olacağını anladım. En azından istemiyorsa bu tarz şeyleri bile, bir insan karşıdaki hiçbir zaman hiçbir şartta yok saymamalı. Bunun dışında kullanılmaya karşı da kendimi kapatmış bulunuyorum. İnsan kendisi dışındakileri de ara sıra düşünmeli, tamamen birbirinden çıkar sağlamaya yönelik ilişkiler azaltılmalı, gerçi bu toplumda ne mümkün. O yüzden, biraz daha bencilim artık. Ancak, muhabbet edeceklere, dostluğa, arkadaşlığa, verdikleri ufak tefek sözleri tutacak insanlara (benim içim ya önemliyse o sözler?) her zaman kapım açık, buyrun efendim. Yeter ki huzur olsun, muhabbet edilip anlaşılsın; gerginlik ve mutsuzluk eksik olsun. Yine de acımasız değilim, hala bazı şeylerin telafisi var…

  •   •   •   •   •
05 Aralık 2010 by Can Diker

Heyecan

Yaklaşık 2.5 yıldır neredeyse hiçbir şey yapmadan, yavaş da olsa ilerledim. Şimdi ise durumum biraz daha farklı. Heyecanım var tekrardan. Artık yine eskisi gibi olayları tamamen oluruna bırakmadan, kendi isteklerim doğrultusunda gerekli istek ve heyecanla ilerletme vakti geldi. Daha önceleri bunu yaptığımda çok büyük bir ivme olmuştu, şimdi de birikmiş olan işleri başarıyla bitirmemi sağlasa yeter esasen. Ufaktan risk de almak lazım yine güzel bir şeyler olması için sanırım… Bakalım, her şey yoluna girecek umuyorum.

  •   •   •   •   •